Mutluluk,
Eskiden onu hep büyük şeylerde arardım, birinin beni sevmesinde, bazı insanların hayatımda kalmasında, beklediğim şeylerin gerçekleşmesinde, sanki bütün eksiklerim tamamlandığında, hayat istediğim yere geldiğinde mutlu olacaktım, meğer mutluluk hiçbir şeyin eksik olmaması değilmiş, bazen içindeki sızının biraz dinmesi, uzun zamandır ilk defa bir şarkıyı geçmişi düşünmeden dinleyebilmekmiş, bazen gece başını yastığa koyduğunda, yarın için içinde küçücük de olsa bir şeylerin kalmasıymış, belki de uzakta olan yakın bir arkadaşının sesini duyabilmek için, uyuyabileceğin üç dört saatlik uykudan bile feragat etmekmiş, çünkü bazı insanların sesi uykudan daha iyi dinlendirirmiş insanı, ben mutluluğu hep ulaşılması gereken bir yer sandım, şimdi anlıyorum ki insan bazen yürüdüğü yolun kenarında buluyor onu, bir kahvenin sıcaklığında, içten bir gülüşte, güzel bir sohbette, ya da sadece kendine tamam olan oldu ben yine de devam edeceğim diyebildiği bir gecede, belki de mutluluk hayatın sonunda her şeyin güzel olması değil, her şeye rağmen içinde hala güzelliğe yer bırakabilmekmiş